Çoğumuz kitlelere konuşmaktan çekiniriz. Bir sunum yapmamız, hatta bazen sadece basitçe kendimizi kısaca tanıtmamız gerektiğinde bile elimiz ayağımız birbirine girer, sesimiz çatlar, ter içinde kalırız. Özellikle de dışa dönük olmayan utangaç kişiliğe sahip insanlar için, topluluğa konuşmak tam bir meseledir. Bu fobiyi aşmanıza yardımcı olabilecek bazı uzman tavsiyelerini Inc’den listeledik!

1. Dinleyiciye bol bol hitap edin.

Psikolog ve yazar Beverly Flaxington’a göre, dinleyiciye sorular yöneltir, örnekler verdirir ve empati kurmasını sağlarsanız kendi üzerinizde çok daha az baskı hissedersiniz; ve nasıl göründüğünüze, sesinizin nasıl çıktığına daha az kafayı takarsınız.

2. Vücut dilinize dikkat edin.

Aslında yapmak gereken oldukça basit. Dik durmak, başı dik tutmak ve derin nefesler almak. Bu üç küçük değişiklik sizin öz güven ve liderliği sunum esnasında içselleştirebilmenize yardım eder.

3. Çok fazla slayt kullanmak her zaman dikkat dağıtıcıdır.

Çok fazla slayt kullanmak her zaman dikkat dağıtıcıdır.

2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre bir konuşmacıyı dinlerken, konuşan kişinin ve dinleyicinin beyin dalgaları senkronize olmaya başlıyor ve bu da dinleyen taraf için, kavramayı kolaylaştırıyor. Konuşma çok fazla sayıda slayt’la bölündüğünde ise dikkatler oldukça hızlı dağılıyor.

4. Korkularınızla yüzleşin, yazılı olarak!

Psikologların en tavsiye ettiği yöntemlerden bir tanesi. Korkularımızla yüzleşmemiz gerektiğini sık sık duyarız zaten; burada ise, bunu yazılı formda yapmamız tavsiye ediliyor. En kötü ihtimalle, ne olabilir? Sunumun sonunda olabilecek en kötü şeyleri listeleyin ve bakın; gerçekten de o kadar kötüler mi?

5. Unutmayın, sizi dinlemeyi onlar istediler.

En gergin konuşmacılara psikologlar bunu hatırlatıyorlar. Siz oraya kendi kendinize çıkmadınız ve kimse de sizi silah zoruyla dinlemiyor. Birileri, anlatmak üzere olduğunuz şeyi dinlemek istediği için orada.

6. İç sesinizi kontrol altında tutmanız önemlidir.

Kafanızın içinde size devamlı “Yapamazsan mahvolursun, her şey biter” diyen bir sesin en ufak bir faydasını görmezsiniz. Kendi kendinizle bu şekilde konuşmamalı ve zihninizi olumsuzlukla beslememelisiniz.

7. Yanlış bir şey söyleme düşüncesine odaklanmayın.

Yanlış bir şey söyleme korkusuna ve söylemek istemediğimiz cümlelere odaklanmak tam tersi etki yapıyor. Psikoloji profesörü Sian Beilock’a göre, söylemek istemediğimiz bir şeye odaklandığımızda, onu dile getirme ihtimalimiz fazlasıyla artıyor.

8. Zihninizde stresi yeniden tanımlayın.

Stanford’lu profesör Kelly McGonigal’a göre, strese bakış açınızı ve onu tanımlama biçiminizi değiştirirseniz, vücudunuzun strese karşı verdiği tepkiyi de değiştirirsiniz. Stresi, en iyi performansınızı göstermenize yarayan bir uyaran olarak düşünmeye çalışın.

9. Araştırmalara göre, en iyi sunumlarda bile kişiler en fazla 20 dakika sonra dinlemeyi bırakıp ‘dinliyormuş gibi’ yapmaya başlıyorlar.

Bu yüzden yapacağınız sunumu mümkün olduğunca kısa tutun. Eğer gerçekten anlatmanız gereken çok şey varsa da kısa aralar verin. Böylece hem dinleyiciyi sıkmazsınız, hem de siz biraz soluk alıp heyecanınızı daha güzel yatıştırırsınız.

10. Olmadığınız biri gibi davranmaya çalışmamalısınız.

Örneğin içe dönük biriyseniz dışa dönükmüş gibi davranmayın. Kendiniz olun, içten olun; dinleyici her halükarda bunu tercih eder zaten.

11. Unutmanız ya da dikkatinizin dağılması ihtimaline karşı kendinize bir işaret belirleyebilirsiniz.

Konsantrasyonunuzu kaybederseniz, önceden belirlediğiniz bu işarete odaklanabilirsiniz. Bu bir sözcük ya da zihninizde bir imaj olabilir. Böylece dikkatinizi ne yapıyor olduğunuza tekrar döndürmeniz kolaylaşacaktır.

12. Son olarak herkesin dili sürçebilir, herkes lafını unutup hata yapabilir; akışına bırakın.

En ufak hatanızda kendi kendinize abartılı tepkiler vermezseniz, dinleyici de vermeyecektir. Basitçe “Burayı baştan alalım” ya da “Bu hiç olmadı farz edelim :)” gibi cümleler sandığınızdan çok daha iyi iş görür ve havayı yumuşatır.

 

 

Reklamlar